hafiften şeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hafiften şeyler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Şubat 06, 2011

seni sevdigimi anladigim gunden beri
sesler degisti renkler degisti
yuzumdeki cizgiler baskalasti
gecmisim degisti oyunlasti
yesilin ortasinda gelincik gibi
incelesti, yabancilasti
siste bagiran vapur dudukleri gibi
geliyor muyuz, gidecek miyiz? yoksa
ciglik cigliga
ciglik cigliga

seni sevdigimi anladigim gunden beri
hiclik degisti yokluk degisti
karsiliksizligim dengelesti
gunler degisti sana donustu

nasil gordugun dusu yeniden istersen
nasil bir yilginliktir sabah zilleri
zamani gelince nasil terkeder kuslar
kaciyor muyuz, kalacak miyiz? yoksa
ciglik cigliga
ciglik cigliga

seni sevdigimi anladigim gunden beri
yuzler degisti dostlar degisti
yorgun sokaklar bile karsi ciktilar
adresler degisti evler degisti

seni sevdigimi anladigim gunden beri
gokyuzu degisti geceler degisti
cocuklar bile bana cicek diye baktilar
yasiyor muyuz unutacak miyiz? yoksa
ciglik cigliga
ciglik cigliga

*
Ne güzel yorumlamışsın Bİrsen Tezer. Vakit vakit adım attırıyorsun kelimelerin ardından. Veya ben her defasından sözcüklerin bıraktığı izleri takip ederek içimdeki bıraktığı acıyı tatmanın özlemini seviyorum. Aşk sigara gibi ağzımda tüterken birden sigaranın ağzından düşmesi gibi... çığlık çığlığa. 
**
Sigarayı bıraktım.Mutluyum ama... "karşılıksızlığımın dengesizleştiğinde! elimde hep bir sigara nedense.

Salı, Şubat 01, 2011

İstanbul kustu. Ve ben bakakaldım.
Nelere bakakaldım.
1- 2 yıl hasretini çektiğim konserin hafızamdaki an an karelerine.
2- Trafiğine.
3- Tekrardan adım attığım, üzerinden geçtiğim cadde/ sokaklarına.
4- Anılarıma ve yansımalarına.
5- Hayatın tükürmesine.
6- Çukur meyhane önünde düştüğüm çukura.
7- Telefon listesinden geçmişin ses vermesine.
8- Mutluluk ve hüzne.
9- Film karesi tadındaki tesadüflere.
BAKAKALDIM.


Ne mi yaptım? 
- Bol bol içtim. Ve hoşçakal İstanbul dedim sevgilimin elinden tutarken.

Pazar, Ekim 17, 2010

Yaşamsal Mazeret

Yaşanmamış anlarım varmış anı olmaya hevesli. Hissettim.. 
-Yaşamak lazım, dedim. 
Kiminle, ne vakit olacak bilemedim. 
En çokta nefesi içine çektikçe içimde gırtlağımda, hayatımda yaşadığım o yeni  anları anımsadım ve o an ki muhteşem hissiyatı. Hakkaten yaşamak diriltiyor adamı ölü toprağını attırıveriyor.
SELAM!! Yeni gün. 
-Güz'ün eski tatlarını tazeleyelim mi?

Cuma, Nisan 16, 2010

puding

hayat hala içini kusmakta. ve hala yaşanmış ve -mamışlıkların yükü inatla içe sindirilmekte. (... )
arada bir bol kokulu şarkılar dinliyorum genede..

Çarşamba, Nisan 14, 2010

Hali Hazırında His.

yanıtını bulamamış yaşanmışlıkların ve bir o kadar mide bulandırıcı kişiliklerin neler söyleyip, nasıl davrandığına şahit olup, ağzın açık şaşa kalmak, beyninden nasıl olabilir? şaka mı bu ? saçma gerçekten çok saçma dedirten durumlar silsilesi ve hali hazırda buna nefretle bakmak, nefret kusma isteği, geçmişi kusma isteği... bunu o kadar cok derinlemesine, uzunlamasına konuşasım, anlatmak isteğim, var ki... içim hala geçmişi kusuyor. lanet edesim geliyor her defasında ki aklıma geldikçe eder oluyorum. nasıl da bana hissetmediklerini gerçektende öyle düşünüyormuş gibi yansıtmışsınız ve aptal yerine koymuşsunuz beni. lanet olsun. güvenmiyorum işte. lanet olsun umarım muğlaya gömülürsünüz ve karşıma çıkmazsınız. sizin yüzünüzden diyorum, aslında konusamam o an orda o arkadasıma-arkadaşlarımın yanına gidememem sırf sizin yüzünüzdendir ama keşke gitseydim de insanlar beni böyle bilmeseydi son olarak, bunu yapamamam da bi kısmının benim yüzümden olduğunu düşündürüyor-  ama asıl sorun siz igrenc midesiz insanlarsınız, iki yüzlülüğünüz beni geri geri çekti o topluluktan. elim ayagım sanki dünyadan soğudu. bakalım. önümüzdeki hafta içerisinde muğla'da olma planlarım var. ne olur ne biter bilmiyorum ama benim için değerli olan insanlar ile arama tarifi üzücü bir soğuklukten başka birşey bırakmadı, ankara'da sizin o gün orada olmanız ve benim sizi görüp size lanet edip oraya bile yaklaşamak istemememden dolayı bugün belki de bu haldeyiz o değerli saydıklarımla. size lanet etmemek ne mümkün bu noktada.
herşeyin eski güzelliğine dönmesini istemiyorum. sadece, o birkaç benimsediğim insanların gerçekten beni anlamasını diliyorum ve de istiyorum.
bu kadar.

Perşembe, Nisan 01, 2010

niyet-kısmet hayatı.

kimi yıkıntıların üstünden bir yıla yakın süre geçti, geçiyor.

ve 
kimi sevinçler 6 ayı aşarak büyüyor.

yanlışlarım oluyor yaşarken, kimini aşmak istiyorum kimisi ile de illede yaşamak istiyorum.genelleme yaparak yaşamayı sevmemenin hayatımdaki yansımları. hiç yoktan kafam rahat.

ve noktalama işaretlerine yüklenir hayat,kelimeler üstüste bindiğinde.
yazılan çizilen herşeyde illa ki bir anlam vardır. herşey yazdığımızdan ibaret degildir. yazdıklarımız belki de yaşadıklarımızın %1 ini bile göstermeyebilir. ki göstermesin de diyorum ben bunları kafamdan geçirirken. duygularımı %100  sayısal verilerde olduğu gibi yansıtma gibi bir amaç içerisinde değilim, hislerimi de yazdığım zamanlarda ölçütlendiremiyorum. ki olmasında öyle.

ama biliyor musunuz? 
benim en çok küçük dilim ağlayıp, sevinç çığlıkları atar.


ve üzgünüm makaleler, sizlere tekrardan dönüyorum-kafamı iki yana sallayıp, deli gülüşümle.

Çarşamba, Nisan 15, 2009

Istekten Doğma

sayfalarca anlatmama gerek yok . gel ,git ,koş ,dur . ve yeter.

uzaklık gücüm var benim , bedenimde ruhumda uzakları seviyor.

basit cümleleri daha cok seviyorum ama arada karısık seylerde söyledigim oluyor.

beceremedigimde oluyor .

gene cok birikti birşeyler.

hep cok biriktiriyorum bu çöplüğü.

pek sevmem zaten cöp atma işlerini .

bizde kapıcı yok .

kapıcı da, kapıdaki de, icerdeki de benim .

zor olmuyor.

..

bide şey var;

unuttum .

aslına bakarsan unutmadım.

öyle birşey de yoktu.

sırf birşeyler yazmak istedim .