istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Şubat 01, 2011

İstanbul kustu. Ve ben bakakaldım.
Nelere bakakaldım.
1- 2 yıl hasretini çektiğim konserin hafızamdaki an an karelerine.
2- Trafiğine.
3- Tekrardan adım attığım, üzerinden geçtiğim cadde/ sokaklarına.
4- Anılarıma ve yansımalarına.
5- Hayatın tükürmesine.
6- Çukur meyhane önünde düştüğüm çukura.
7- Telefon listesinden geçmişin ses vermesine.
8- Mutluluk ve hüzne.
9- Film karesi tadındaki tesadüflere.
BAKAKALDIM.


Ne mi yaptım? 
- Bol bol içtim. Ve hoşçakal İstanbul dedim sevgilimin elinden tutarken.

Salı, Ocak 25, 2011

döndüm.yorgunum. elim ayağım katı uykusuzluktan. kaslarım gergin. 

Cuma, Nisan 16, 2010

puding

hayat hala içini kusmakta. ve hala yaşanmış ve -mamışlıkların yükü inatla içe sindirilmekte. (... )
arada bir bol kokulu şarkılar dinliyorum genede..

Perşembe, Nisan 01, 2010

niyet-kısmet hayatı.

kimi yıkıntıların üstünden bir yıla yakın süre geçti, geçiyor.

ve 
kimi sevinçler 6 ayı aşarak büyüyor.

yanlışlarım oluyor yaşarken, kimini aşmak istiyorum kimisi ile de illede yaşamak istiyorum.genelleme yaparak yaşamayı sevmemenin hayatımdaki yansımları. hiç yoktan kafam rahat.

ve noktalama işaretlerine yüklenir hayat,kelimeler üstüste bindiğinde.
yazılan çizilen herşeyde illa ki bir anlam vardır. herşey yazdığımızdan ibaret degildir. yazdıklarımız belki de yaşadıklarımızın %1 ini bile göstermeyebilir. ki göstermesin de diyorum ben bunları kafamdan geçirirken. duygularımı %100  sayısal verilerde olduğu gibi yansıtma gibi bir amaç içerisinde değilim, hislerimi de yazdığım zamanlarda ölçütlendiremiyorum. ki olmasında öyle.

ama biliyor musunuz? 
benim en çok küçük dilim ağlayıp, sevinç çığlıkları atar.


ve üzgünüm makaleler, sizlere tekrardan dönüyorum-kafamı iki yana sallayıp, deli gülüşümle.

Çarşamba, Mart 24, 2010

Fosistanbul

istanbul; 
yolların, sokakların, 
gözümü çevirdiğim anda bana bakan evlerin ve 
pencerelerin, 
beynimi yiyor.

Cuma, Kasım 13, 2009

Eşit Yurttaşlık Mitingi - Kadıköy









8 kasım kadıköy , eşit yurttaşlık mitingi.
yolculuk nasıldı?
tahmin ettigimden cok daha güzel ilerledi.her ne kadar pek fazla tanımadıgım insanlarla yol arkadaslıgı yapmak benim ilk başlarda gerilmeme sebep olsada takip eden saatlerin getirdiği muhabbetle iyi ki de bu otobuse denk gelmişim dedirtti bana.otobüste sabaha 50 yaşlarında iki şen güzel dost abimizin türküleriyle başlamakta çok eğlenceliydi.
molalarda ''eski''lerle cay içmeler tüm yol boyunca uykusuzlugu alıverir gibi oldu. o dostane kucaklasama, o gülüşler özlenmiş hep..
yolumuz kadıköye.
sesimiz gene aynı ses aynı yürekten çıkmaydı kadıköy meydanda.
miting nasıldı ?
öncelikle kitlesel bir mitingti ve bu yogunluk gercektende cok güzeldi,coşku görülmeye değerdi.çocuklarıyla , bebekleriyle gelenler, ailecek gelenler veya bireysel katılımlar tabi ki de bir çatı altında.bunların hepsi ayrı ayrı veya bir arada çok çok güzel görüntülerdi.
bizim kortejimizin büyüklüğünden kaynaklanan ileri geri gidişler tek sıkıntım oldu miting boyunca ama buna değdi tabi ki de.miting başlamadan çok iyi olacagını tahmin ediyorduk ki öyle de oldu; bir taraftan halaylar çekiliyor ,türküler söyleniyor ve sloganlar atılıyordu.zorunlu din dersleri, cem evleri, Madımak'ın müze olması konuları üzerinde sloganlar atıldı ve tepkiler dile getirildi. akp nin yayarak izlediği gerici siyasete tepki gösterildi.
miting sırasında binalardan sarkıtılan pankartlar büyük alkış aldı ,gerçekten de harika bir görüntüydü. özellikle '' dünya emeğin olacak '' yazılı olan. tek kelimeyle mükemmeldi.

ve en sevdiğim slogan,
ve olması gereken,
ve olacak olan :
-fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar ; herşey emeğin olacak!-

Cumartesi, Kasım 07, 2009

8 KASIM




8 Kasım'da mitinge, Parti ile


Bekle bizi Istanbul .

Salı, Mayıs 05, 2009

Hoş Kalalım Her Zamanki Gibi

hersey bir yerde kalsın
hasretler
özlemler
iç çekişler
ve sen bir yerde kal
ve ben bir yerde
yerdegiştiren sadece sehirlerarası otobusler , trenler olsun
içinde yanlızlar tasısın sadece
ve bedenler
ve maneviyatlar
az kaldı
herseyi tüketmeyesin diye
az bıraktı hayat sana
yanlızlıklarınızı tüketin önce
elinize avucunuza sıgmayan
yanagını ıslatan
icini titreten
gecmisin
özlemine doyamadıgınız gecmisiniz
alevlenen gözlerindeki
damagındaki tad
belkide kadehine her aksamüstü bir kadeh doldurdugun
...
kimbilir karsı kıyıda belkide aska inanan biri cıkar
sana el sallar karsı vapurdan belkide
elini yanagına hafifce sürer sanki gözyaslarını görmüyormuscasına
sanki sadece elmacık kemiklerinin üstündeki o lastik gibi görünen yanaklarını sıkmak ister gibi algılanır senin icinde
ki farklı da degildir
o sadece onu yapmıstır
ve bilmeden de gözyaslarını, tazelikle akan, gözyaslarını siler
farkında mıdır ici
diye sorarsın kendi kendine
ama kimbilir ...
gözlerini uzaga dikmek pekte huzura kavusturmaz seni
bunalımın dogurdugu asklar görür gözlerin uzaklarda
umutlarını yüklemek gelir icinden
umut saran gökyüzü seni cagırmazken bile icine
sen hissedersin
...
tanju okan bagırır plaktan ''askı bulacaksın''
gülersin dudagını hafif kaydırarak
kafanı kapalı olan pencerenin perdesinin oldugu yöne cevirirsin
günesi gormek istemek midir senin istedigin
günesi görmek...
yok..istemezsin
...
nereden nerelere
gitmek
oradan buraya gitmek
buradan oraya gelmek
tersliklerle yasamak
orda bırakmak
orada bıkmak
burda devam etmek
...
haftanın 3 te 2 sisin benim için.
bunun bir anlamı yok cogunca
ama benim icin buyuk bir anlam bu
3 te aglamaktır benim icin
3te 1 de de aglanır
3 te 2 de de
3 te 3 te de.
ama en cok 3 te 2 aglattı beni
o yüzden yerin,anlamın; 3 te 2dir
biri bilir ikisi bilir ücü bilir
belki dördü de bilir cevremdeki insanlardan
ama 4 te biri bile anlamaz bu olan biteni .
anlatmak gibi derdim yok
onu da geride bıraktım
özlediklerimi, öldürdüklerimi, sevdiklerimi... hepsini geride bıraktım
yanımda gelecegim var
''yalnız'' gelecegim
ne komik geldi suan bu iki sözcük .
aslında ilk yazmak istediklerim son yazacaklarım da bunlar degildi
ah şu şarkıların gözü kör olsun diyelim o zaman
daha bi dibe vursun ,
belki birileri bir yerlerde kadehleri fırlatır aynı zaman aralıgında
kimbilir...
hoş kalalım
her zamanki gibi.