yanıtını bulamamış yaşanmışlıkların ve bir o kadar mide bulandırıcı kişiliklerin neler söyleyip, nasıl davrandığına şahit olup, ağzın açık şaşa kalmak, beyninden nasıl olabilir? şaka mı bu ? saçma gerçekten çok saçma dedirten durumlar silsilesi ve hali hazırda buna nefretle bakmak, nefret kusma isteği, geçmişi kusma isteği... bunu o kadar cok derinlemesine, uzunlamasına konuşasım, anlatmak isteğim, var ki... içim hala geçmişi kusuyor. lanet edesim geliyor her defasında ki aklıma geldikçe eder oluyorum. nasıl da bana hissetmediklerini gerçektende öyle düşünüyormuş gibi yansıtmışsınız ve aptal yerine koymuşsunuz beni. lanet olsun. güvenmiyorum işte. lanet olsun umarım muğlaya gömülürsünüz ve karşıma çıkmazsınız. sizin yüzünüzden diyorum, aslında konusamam o an orda o arkadasıma-arkadaşlarımın yanına gidememem sırf sizin yüzünüzdendir ama keşke gitseydim de insanlar beni böyle bilmeseydi son olarak, bunu yapamamam da bi kısmının benim yüzümden olduğunu düşündürüyor- ama asıl sorun siz igrenc midesiz insanlarsınız, iki yüzlülüğünüz beni geri geri çekti o topluluktan. elim ayagım sanki dünyadan soğudu. bakalım. önümüzdeki hafta içerisinde muğla'da olma planlarım var. ne olur ne biter bilmiyorum ama benim için değerli olan insanlar ile arama tarifi üzücü bir soğuklukten başka birşey bırakmadı, ankara'da sizin o gün orada olmanız ve benim sizi görüp size lanet edip oraya bile yaklaşamak istemememden dolayı bugün belki de bu haldeyiz o değerli saydıklarımla. size lanet etmemek ne mümkün bu noktada.
herşeyin eski güzelliğine dönmesini istemiyorum. sadece, o birkaç benimsediğim insanların gerçekten beni anlamasını diliyorum ve de istiyorum.
bu kadar.
benim dilimden benim günüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
benim dilimden benim günüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Nisan 14, 2010
Hali Hazırında His.
ne ki bunlar???
-1,
arkadaş,
ben,
benim dilimden benim günüm,
bikaç hafta,
dost,
gerçek,
hafif kader,
hafif keder,
hafiften şeyler,
sabır bünyesi,
üniversite,
üniversite yılları,
yaşam
Pazartesi, Haziran 29, 2009
Henüz
Çok güzel resimler cizmek isterdim, kimi zamansa karikatür çizmek ustalıkla. Kıskandım bunca zaman eli böyle hızlı çalışanları, yazanları da öyle... Hep bu noktada aklımın en işlek caddelerine bıraktım kendimi.
Sonra,
bir kız yürüyordu sokağın başında. Eliyle yavaşça çekti evin demir kapısını. Kulağına taktığı kulaklıklarıyla kimbilir hangi müzik ezgilerini mırıldanacaktı yol aldığı o güzel rugan ayakkabılarıyla. Çok severdi belki de bu ruganları. Kimbilir belki de bir hediyeydi ona güzel bir günden arta kalan...
Yanık tenine yakıştırdığı kahverengi elbisesinin tüllü kısımlarında ellerini dolaştırıyor , bu yolla rüzgarla başetmeye çalışıyordu.
Arada saçlarını savuruyordu rüzgara inat.Zeytin gibi gözlerine zeytin karası saçları inat eder gibiydiler. Ama bedeni buna aldırmıyordu, sakindi. Yüzüne inceden bir gülücük oturtmuştu, kimbilirlikler yaratıyordu kızın bu hali onu gören insanlarda. Birde hardalsarısı bir çantası vardı kızın. Bir başkasında bağırabilecek olan bu renk kızda uyumun adıydı. Çantasını omuzundan çaprazlamasına geçirmiş arada bir önüne bakarak yoluna devam ediyordu.
Sokağın sonuna gelmişti yavaştan. Onu bekleyen güzelliği farketmemişti henüz...
Sonra,
bir kız yürüyordu sokağın başında. Eliyle yavaşça çekti evin demir kapısını. Kulağına taktığı kulaklıklarıyla kimbilir hangi müzik ezgilerini mırıldanacaktı yol aldığı o güzel rugan ayakkabılarıyla. Çok severdi belki de bu ruganları. Kimbilir belki de bir hediyeydi ona güzel bir günden arta kalan...
Yanık tenine yakıştırdığı kahverengi elbisesinin tüllü kısımlarında ellerini dolaştırıyor , bu yolla rüzgarla başetmeye çalışıyordu.
Arada saçlarını savuruyordu rüzgara inat.Zeytin gibi gözlerine zeytin karası saçları inat eder gibiydiler. Ama bedeni buna aldırmıyordu, sakindi. Yüzüne inceden bir gülücük oturtmuştu, kimbilirlikler yaratıyordu kızın bu hali onu gören insanlarda. Birde hardalsarısı bir çantası vardı kızın. Bir başkasında bağırabilecek olan bu renk kızda uyumun adıydı. Çantasını omuzundan çaprazlamasına geçirmiş arada bir önüne bakarak yoluna devam ediyordu.
Sokağın sonuna gelmişti yavaştan. Onu bekleyen güzelliği farketmemişti henüz...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)